Mükemmeliyetçilikten Asla Ödün Vermeyin!

Mükemmeliyetçilikten Asla Ödün Vermeyin!

Mükemmeliyetçilikten Asla Ödün Vermeyin!

İyimser ve nihaî başarı konusunda yüksek beklentileri olan insanlar, hırslı kişilerdir. Ne kadar iyimser olurlarsa, o kadar hırslı ve kararlı hale gelirler. Bu nedenle hırs, iyimserliğin en belirgin ifadesidir ve satış ya da bakaşa bir alanda başarıya götüren en büyük niteliktir. Hedef belirlemede cesarette ve sebatta o kadar önemlidir ki, tek başına bu nitelik bile her engeli aşmanıza yetebilir. Hırslı insanlar satışta şu özellikleri gösterirler: Onların rüyaları büyük olur. Onların hedefleri yüksek olur. Onlar kendilerini mesleklerinde en iyiyi başarabilecek yetenekte görürüler. Onlar zirvede yer alan yüzde 20’nin satışların yüzde 80’ini gerçekleştirdiğini biliyorlar. Onlar zirvedeki bu gruba dahil olmakta kararlılar.

Hırslı kişiler fırsatları ve imkânları konusunda iyimserdirler. Onlar ürün veya hizmetlerinin önemli bir kısmını satarak hedeflerine ulaşabileceklerine mutlak surette inanırlar. Üstelik bu konuda kesinlikle kararlıdırlar da. Sordukları tek soru: ”Peki nasıl?” dır. Satış alanında atacağınız belki de en önemli adım, kendinizi kişilik olarak mükemmel hale getirmek ve mesleğinizdeki en iyilerden biri haline gelmektir. Hemen şimdi, satış ve gelir konusunda sektörünüzdeki en iyi yüzde 20 arasına girmeye karar verin. Sonra da ilk yüzde 10’a yönelin. 28 yaşındayken hayatımı değiştiren altın bir ilkeyi açıklayacağım. Yıllar süren uğraş ve didinmenin ardından ansızın farklına varmıştım: Bugün zirvedeki yüzde 10 içinde olan herkes dipteki yüzde 10’dan başlamıştır!

İşinizi İyi Yapın

İşinizi İyi Yapın

Bugün işini iyi yapan herkes, bir zamanlar bunu hiç de iyi yapamıyordu. Çalıştığınız alanda zirveyi işgal edenlerin bir zamanlar o alanda esamesi bile okunmuyordu. Bugün büfedeki kuyruğun ön sıralarında olan herkes, o kuyruğa arkadan girmiştir. Şimdi, soru şu: Bütün iyi malların sizi beklediği büfenin ön sıralarına nasıl geçeceksiniz? Cevap basit ve iki aşamadan oluşuyor. İlkin, sıraya girin! İkincisi de, sırada kalın! Ayağa kalmaya ve sıraya girmeye tenezzül etmeden hayat büfesinin ön sırasına girmek isteyenlerin sayısı gerçekten hayret vericidir. Onlar hali hazırda oraya varmış olup da yaşamın sunduklarının en iyisinden nasiplenenleri takdir eder yahut kıskanırlar. Fakat anlamazlar ki, büfe de yaşamın kendisi gibidir, yani self-servis.

Sıraya girmek; sahanızda mükemmel olmaya karar vermek, ardında da ilerlemek için hangi beceriler gerekiyorsa onları öğrenmek ve uygulamak üzere işe girişmektir. Sıraya bir defa girdikten sonra, hayat büfesinin ön sıralarına ulaşmanın yoluysa sırada kalmaktır! Mesleğinizin en iyileri arasına girmeye karar verdiniz mi, yapacağınız şey, sıraya girmek ve orada kalmaktır. Bir ayağınız daima diğerinin önünde olsun. Her gün, her tarafta, her ay yeni beceriler geliştirin, yeni bilgiler edinin. Satış maharetinizi geliştirmeyi sürdürün. Durmaksızın ilerleyin. İyi haber, hayat büfesi ve başarı yolunun asla kapanmadığıdır! O günün 24 saati açıktır ve daima hareket halindedir.

Sıraya girip orada kalırsanız, ilerlemeye başlayıp ayrılmayı reddederseniz, kimse, ama kimse sizi durduramaz. Önünde sonunda mesleğinizin ön sıralarına geleceksiniz. Kendinizi mükemmelliğe adadıktan ve bu yoldan asla ödün vermedikten sonra, mutlaka en yetenekli ve en çok kazanan insanlar arasına gireceksiniz.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın